Facebook sayfamızı beğenerek Facebook üzerinden de bizi takip edebilirsiniz.

  • Kapat

    Kanser neden en çok şekeri sever? haberi - ..::DemirKulak::..
    ANASAYFAYA DÖN
    03 Şubat 2012 Cuma Saat 16:13
    Kanser neden en çok şekeri sever?
    İşte 4 Şubat Dünya Kanserle Mücadele Günü için hazırladığımız A’Dan Z’ye kanser dosyası...

    Kanser nedir, nasıl oluşur, çevresel mi kalıtsal faktörler mi tetikleyicidir, günlük yaşamdaki hangi yanlışlar kansere ortam hazırlar, neden öldürücüdür, kemoterapi-radyoterapi iyileştirir mi, kanserde erken teşhis olur mu, mamografi ne zaman çektirmek gerek, prostat kanserini gösteren test var mı, kanserden korunmak mümkün mü, neden artıyor ve şekeri sever mi? Tüm bu soruları yaptığı açıklamalarla tabuları yıkan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın’a sorduk ve sizler için A’dan Z’ye Kanser Dosyası’nı hazırladık…

    Her geçen gün artan kanser tür ve vakaları, yaş sınırının gittikçe gençleşmesi bu hastalığı hepimiz için korkulu bir rüya haline getirdi. Peki nedir bu illet, bu illetten kurtulmak, korunmak mümkün mü, çaresi var mı? Tüm bu soruları İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın’a sorduk… Ve Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın açıklamalarıyla sizler için A’dan Z’ye bir kanser dosyası hazırladık…
    Hayatımızı sürdürebilmemiz için hücrelerimizin sürekli yenilenmesi yani bölünüp çoğalması gerekir. Yaşam süresini dolduran hücreler vücuttan atılır, yenileri oluşur. Bu denge genlerimizin kontrolü altındadır. Bazı genler hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlarken bazıları da aşırı hücre üremesini dizginler.

    KANSER NASIL OLUŞUR?
    Çocukluk çağı dışında yaşlanan hücrelerle yeni yapılanlar hemen hemen birbirine eşittir. Yani mekanizma açısından bakarsak kanser, aşırı hücre üremesinin dizginlenememesine, yani yıkımdan çok yapım olmasına verilen addır.
    Beslenme, hava kirliliği, radyasyon, sigara, çevre kirliliği, gıda katkı maddeleri ve çeşitli toksinlerin yaptığı hasar gen fonksiyonlarını bozduğu (mütasyon)için hücreler aşırı şekilde ürer. Hücrelerin aşırı şekilde üremesini dizginleyen genler ise aktiviteleri azaldığı ya da bu aşırılıklarla baş edemediği için kanser oluşur.
    Yiyeceklerimiz ya da diğer çevresel faktörlerde bulunan kanser ajanları DNA’larımıza bağlanarak hasara uğratır. Hasar kritik düzeye ulaşınca da normal hücreler kanserli hücreler haline dönüşür. Sağlıklı bir insan vücudunda bulunan DNA onarım enzimleri ve diğer gen koruyucu mekanizmaları 24 saat içinde hasarın yüzde 90’ını temizler. Her insan hücresinde günde yaklaşık 10 bin mütasyon olur. Eğer DNA onarım enzimleri yoksa ya da yetersiz çalışıyorlarsa bu mütasyonlar hızla kansere yol açar.

    * Hücrelerin DNA onarım kapasiteleri sınırlıdır; sonsuz değildir. Bu nedenle gen koruyucu mekanizmalar son derece önemlidir. Genlerin korunmasındaki en önemli faktör ise onları besleyen besin maddeleri ve vitaminlerdir.

    KANSERDEKİ HIZLI ARTIŞIN NEDENİ KALITSAL MI, ÇEVRESEL FAKTÖRLER Mİ?
    Kanser tüm dünyada en çok ölüme neden olan ikinci hastalık grubu (ilki kalp-damar hastalıkları). ABD’de 1900 yılında yüzde 3 olan kanserden ölüm oranı, 2000’de yüzde 24’e çıkmış. Yani ABD’de yüzyılda kanserden ölüm oranı 8 kat artmış. Bazı uzmanlar kanserdeki artışı yaşam süresinin uzamasına bağlasa da bu yanlış bir inanıştır. Çünkü aynı zaman içinde 65 yaşın üzerindekilerin total nüfusa oranı yüzde 4’ten yüzde 12’ye çıkmış. Yani üç kat artmış; sekize karşı üç kat. Demek ki kanserin artmasının temel nedeni yaşlı nüfusun artışı değil. Kanserin gelişimdeki hızlı artışta kalıtsal faktörlerin rolü de fazla değil. Kanser coğrafyaya göre de değişiyor. Tıbbi imkânların son derece az olduğu gelişmekte olan ülkelerde çok az kanser var. Fakat burada yaşayan insanların gelişmiş ülkelere göç ettikten bir iki yıl sonra kanser sıklığı artıyor. Bu durum kanserin, genetik nedenlerden çok çevresel nedenlere bağlı olduğunu ve bunun önlenebileceğini düşündürüyor. Çünkü akraba evliliklerinde aşırı bir artış olmadıkça genetik hastalıkların artması da mümkün değil.

    KANSER NEDEN ÖLDÜRÜCÜ?
    Kanserlerin yaklaşık yüzde 80’inde neden bellidir. Vakaların yarısından fazlasını akciğer, kalın bağırsak, meme ve prostat kanserleri oluşturuyor. Akciğer kanseri beslenmeyle de ilgisi olmasına rağmen daha çok sigara tüketimi ile ilişkilidir. Kalın bağırsak, meme ve prostat kanserleri ise daha çok beslenmeye bağlıdır. AIDS, Ebstein-Barr virüsü (öpücük hastalığı) ve B hepatiti virüsü gibi enfeksiyonlar da başlıca kanser nedenleri arasında yer alır. Bu hastalıklar da sağlıklı beslenen insanlarda nadiren görülür. Bu arada önemli nedenler arasında radyasyon, elektromanyetik dalgalar, tarım ilaçları, gıda katkı maddeleri, GDO’lu yiyecekler, ağır metaller ve diğer kimyasal toksinler fiziksel ve kimyasal zararlılar başı çekmektedir.

    KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİ TÜMÖRÜN BÜYÜMESİNİ ENGELLEYEBİLİR Mİ?
    Kemoterapi ve radyoterapi tümörün büyümesini azaltabilir ama her zaman tümörü yok edemez. Yok etse bile tümörün tekrarlama olasılığı vardır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahiden oluşan klasik kanser tedavisinin etkinliği birçok organ tümöründe artık plato çizmeye başladı. Artık tedavi başarısında hissedilir bir artış olmuyor. Ayrıca standart tedavi sırasında akut bir toksisite oluşması da önemli bir risktir. Bu nedenle klasik tedavinin toksisitesini azaltacak ve tümör eritici etkisini artıracak araçlar kanser tedavisinin başarısını artırabilecektir. İşte makro besinler, vitaminler, mineraller ve flavonoidler bu araçların başında gelmektedir.

    ERKEN TEŞHİR TEDBİRLERİ NELERDİR?
    Her kanser için söz konusu olmasa da bazı kanserlerde erken teşhis için bazı tedbirlere başvuruluyor. 40 yaşına gelmiş bir kadının her yıl mamografi yaptırması önerilir. Ama bu kadar sık alınan radyasyonun da kansere davetiye çıkarttığını unutmamak lazım. En iyisi kadınların ayda en az bir kere kendi memelerini elle yoklamalarıdır. Tabii ki bir kitle ele geliyorsa o zaman mamografi mutlaka yapılmalıdır. Kalın bağırsak kanserleri için dışkılamadaki değişiklikler önemli. İshal, kabızlık, dışkıda kan görülürse kolonoskopi yapmak şarttır.  Kolonoskopinin bir zararı da yoktur.

    PROSTAT KANSERİNİ GÖSTEREN BİR TEST VAR MI?
    Prostat kanserlerinin çok büyük bir bölümü (%99) ölüme yol açmıyor, hastayla beraber mezara kadar sesi sedası çıkmıyor. Buna gizli prostat kanseri denir. Hatta bunların çoğunda parmakla yapılan muayenede de bir kitle ele gelmez. Başka nedenlerle ölmüş erkeklerin otopsilerinde Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi bu gizli kanseri gösterebilir. Fakat bu testi yaptırmanın handikapı da vardır. Yüzde 99 oranla size hiçbir zararı olmayacak bir hastalığı tespiti, sizi ve hekiminizi lüzumsuz yere telaşa sevk edebilir. Gereksiz ve hayatınızı tehlikeye atabilecek tedavilerin yapılmasına yol açabilir.
    Aslında erken teşhis için harcadığımız emeğin yarısını erken korunmaya harcasak, kanseri azaltabiliriz.

    KANSERDE NEDEN ARTIŞ VAR?
    Bence iki temel neden var; 1. Beslenmede yapılan hatalar, 2. Toksinler. Son yarım yüzyılda piyasaya 80.000 kimyasal maddenin girdiğini düşünürseniz sorunun büyüklüğünü anlayabilirsiniz.

    KANSER NEDEN EN ÇOK ŞEKERİ SEVER?
    Son yıllarda beslenme düzenimizdeki en olumsuz değişim rafine şeker ve unlu gıdaların aşırı bir şekilde tüketilmesidir. Örneğin İngiltere’de 1815’te 5 kg civarında olan kişi başına yıllık çay şekeri tüketimi 1970’te 50kg’ın üzerine çıkmış. Daha sonraki yıllarda un ve şeker tüketimi çılgınca artmaya devam etmiş. Örneğin 1970-2000 yılları arasında ABD vatandaşlar önceki yıllara oranla yılda 100 litre daha fazla şekerli meşrubat tüketmişler. Unlu, şekerli gıdaları aşırı tüketmek birçok hastalığın temel nedenidir. Kanser de bunların başında geliyor!
    Aşırı şeker tüketimi ile kanser arasındaki ilişki iki kez Nobel Tıp Ödülü alan (1931 ve 1944) Alman Otto Warburg  tarafından ortaya koyuldu. Warburg kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden farklı bir metabolizması olduğunu göstermiştir. Vücudun normal hücreleri, enerjileri için hem oksijenli (aerobik), hem de oksijensiz (anaerobik) metabolizma yollarını kullanırlarken kanser hücreleri sadece oksijensiz (anaerobik) metabolizma yolunu kullanabilir.  
    Vücut, kanseri beslemeye çalışırken sürekli kapasitesinin üstünde çalışır. Eğer sevdiği besini (yani şekeri) vermezseniz kanser açlıktan ölmeye başlar. Bu nedenle kanser hücreleri şekeri kuru bir süngerin suyu emmesi gibi emer. Kanser hücreleri sağlıklı hücrelere göre 3-5 kat daha fazla şeker kullanır.
    Bildiğimiz gibi onkologlar bazı kanser metastazlarını (sıçrama) saptamak için PET taramaları yapar. Bunun için hastaya damardan radyoaktif bir madde ile işaretlenmiş glükoz verilir! Çünkü işaretlenmiş glükoz molekülünün öncelikle gideceği yer kanser dokusudur. Fakat onkologların çoğu nedense bu bilgiyi hastalarından gizler! Şeker kanser yapar’ diyen hekimlere de şarlatan gözü ile bakılır.
    Şekerin tek zararı kanser dokusunu beslemesi değil. Aşırı un ve şeker tüketimi insülin direncine (metabolik sendrom) yani hiperinsülinizme yol açar. Hiperinsülinizm, insüline benzer büyüme faktörü (IGF-1) düzeyini artırır. Serbest IGF-1 hemen hemen bütün dokularda hücre üremesini kontrolsüz bir şekilde artırarak kansere neden olur. Normal tartılılarla kıyaslandığında vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olanlarda, yüzde 50-60 oranında daha fazla kanser görülmektedir. Sadece son 10 yılda Türkiye’deki şişmanlık iki kat arttı. Kanserdeki artıştan sorumlu olan faktörlerin başında da şişmanlık gelir.

    TEDAVİDE C VİTAMİNİNİN YARARI VAR MIDIR?
    Bilindiği gibi her kronik hastada C vitamini düzeyleri düşüktür. Fakat kanserli hastalarda bu oran çok daha düşüktür. Çünkü kanser hücreleri C vitaminini tıpkı bir vantuz gibi içlerine çeker ve vücudun zaten az olan C vitamini depolarını iyice tüketir. Peki kanser hücreleri C vitaminini severler mi? Aslında hayır. Ama onu glükoz zannederler. Çünkü C vitamininin molekül yapısı glükoza çok benzer. Bu nedenle kanser hücreleri C vitaminini glükoz zannederek içlerine çeker. Yani eğer kanda çok yüksek miktarda askorbik asit varsa kanserli dokuya geçen C vitamini miktarı da artar.  

    NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
    Günlük hayatımızda bazı tedbirler alırsak kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir:

    *Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
    *Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren ‘light’ hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
    *Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin.
    *Bol taze sebze ve meyve yiyin
    *Yeterli omega-3 alın. Ayçiçeği, mısır, kanola, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, kaymak, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.
    *Kefir, ekşiyebilen yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden zengin gıdalarla beslenin. Bu gıdaların fabrikasyon değil, doğal yöntemlerle üretilmiş olmasına özen gösterin.
    *Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
    *Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin. Mümkünse mandıra sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.
    *Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
    *Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.
    *Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz).
    *Stresten uzak durun.
    *İyi uyuyun.
    *Çevresel toksin ve sigaradan uzak durun.
    *D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
    *Yeteri derecede egzersiz yapın.
    *Aşırı alkol kullanmayın.
    *İşlenmiş soya ürünü yemeyin.
    *Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir.
    *Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler.
    *Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir. Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın. Yemeklerinizi ve içeceklerinizi plastik kaplarda muhafaza etmeyin

    YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
    Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

    DİĞER HABERLER
    Fatih Terim'in jilet reklamı görüntüleriTFF binası kurşunlandı!Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun, kredi kartı ödemelerine getirdiği sınırlayıcı düzenleme ile bir takvim yılı içinde üç defa borcunun yüzde 50’sinin altında ödeme yapanlara ‘nakit çekimi yasağı’ uygulaması etkili olmadıTSK'ya bağış yapan milyoner isimler açıklandıYargıtay, Öcalan için "sayın", PKK'lılar için "gerilla" ifadesini kullanan Hatip Dicle ve Selim Sadak'a verilen hapis cezasını bozdu; ifadelerin Anayasa, AİHS ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen maddeleri kKıvanç Tatlıtuğ, önceki akşam ağabeyi Cem Tatlıtuğ'un Beyoğlu Line'daki doğum günü partisindeydiAdını Feriha Koydum” dizisinde Hande karakterini canlandıran Ceyda Ateş aldığı kilolar yüzünden Fatih Aksoy'dan uyarı aldı.İsrail'den Rum tarafına 20 bin komando Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kızı Zeynep Özal, Japonlarla yaptığı anlaşmalar ile Türkiye’de trafiği çözmek için harekete geçti.Cem Yılmaz ve Erdil Yaşaroğlu'nun 20 yıl önceki fotoğrafları1 günde vize almak için 200 TL ödeHülya Avşar’dan ayrıldıktan sonra Emek Külür ile aşk yaşamaya başlayan Saadettin Saran, önceki gün Nişantaşı’ndaydıTOLGA Karel, baba oldu. Eşi Günay Musayeva ile çocuklarına Cihangir Can ismini koydu.14 yıl küs kalan Gülben Ergen ile Seren Serengil twitter'da ateşkes imzaladı.Miranda Kerr çikolata ve böğürtlen yiyerek formunu koruyor.Çağla Şikel ikinci çocuğu Uzay için neden ağlayarak tavuk yedi?Yalan Dünya 18.Bölüm Özet Uludere'de istihbaratın ABD'den geldiği iddiasını yorumlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'İnsansız hava araçları direkt TSK'nın emrinde hareket ederler. ABD'deki haber uydurma' dedi4. yüz naklinden ilk fotoğraf... Türkiye'de 4. yüz nakli olan Turan Çolak, ameliyattan üç gün sonra görüntülendi19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsunFenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şampiyonu belirleyen maç sonrası yaşananlara ilişkin ilginç açıklamalar yaptıKainat Güzellik Yarışması'nda Kanada'yı temsil edecek ismin belirleneceği yarışmada tüm gözler Jenna Talackova'nın (23) üzerinde olacakProtokol yürürlüğe girdiÜnlü sunucu ve oyuncu Pınar Altuğ, üç yaşındaki kızı Su'yla kendisinden habersiz röportaj yapan televizyon programını ve muhabirini affetti.Eskiden işyerine 'sarhoş' geleni işten çıkarma gerekçesi, 'alkollü' olarak değiştiriliyor. Akşam içilen içki bile işi kaybettirebilecek.Amerika’da yaşayan İlker Ensar Uyanık, 25 aylık çocuğu Yasemin’in velayetini Türkiye’de yaşayan anneye veren İzmir Aile Mahkemesi’nin kararı nedeniyle Türkiye’yi 12 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkûm etti.SEZER İnanoğlu ile boşanma davaları süren eşi Mehtap Meral Baykasoğlu, 3 yaşındaki görme engelli kızıyla kendisine ait pasaportları vermediği gerekçesiyle dava açtı. Kim Kardashian'ın Skechers marka ayakkabı reklamına 40 milyon dolar ceza kesildiTom Cruise 'W' dergisinin yeni sayısında rock yıldızı oldu.MAGAZİNCİ.COM GECESİNE YILDIZ YAĞDI...

    ANKET :
    YORUMCU: GİZEMŞERBET
    YORUMCU: Gülce Şeren
    YORUMCU: Zeki
    YORUMCU: mehmet emin
    (C) 2008-2011 ..::DemirKulak::.. (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim
    Ana Sayfa - TELEVİZYON - MEDYA - DÜNYA - EKONOMİ - SİYASET - ETKİNLİK - TEKNOLOJİ - SPOR - SAĞLIK - MÜZİK - MEKAN - MODA - MAGAZİN - GÜNCEL
    İbrahim Tatlıses - Sevgi Sakarya - Hükya Avşar - Ali Taran - Sinem Kobal - Haluk Levent - Aziz Yıldırım - Emine Ün - Atilla Atasoy - Atilla Taş -
    FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER